Türkiye Madenciler Derneği (TMD) tarafından 4 Aralık Dünya Madenciler Günü vesilesiyle düzenlenen “Sorumlu Madencilik Zirvesi ‘25”, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sektörün önde gelen temsilcileri, kamu kurumlarının üst düzey yöneticileri, akademisyenler ve madencilik STK’larının katılımıyla gerçekleştirildi. Zirvede, madencilikte insan odaklı üretim, çevreyle uyum, şeffaflık, katma değerli üretim ve kritik mineraller başlıkları ele alınırken, Türk madenciliğinin iki köklü kurumu MTA ve Eti Maden’in 90. kuruluş yıl dönümü de özel bir oturumla kutlandı.
Zirvenin açılışında konuşan TMD Başkanı Mehmet Yılmaz, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nün sektör için yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda sorumlulukları yeniden hatırlama günü olduğunu vurguladı. Konuşmasında, insanı riske atmayan, doğayı gözeten, topluma saygılı ve katma değerli üretimi esas alan bir madencilik anlayışının artık zorunluluk haline geldiğini ifade eden Yılmaz, bu nedenle zirvenin ana temasını “Sorumlu Madencilik” olarak belirlediklerini söyledi.
Kritik mineraller, jeopolitik rekabet ve Türkiye’nin konumu
Dünyada enerji dönüşümüyle birlikte madenlerin stratejik öneminin hızla arttığına dikkat çeken Yılmaz, bir dönemin petrol mücadelelerinin bugün “maden savaşlarına” dönüştüğünü söyledi.
Uluslararası Enerji Ajansı verilerine atıf yapan Yılmaz, 2040 yılına kadar kritik minerallere olan talebin en az dört kat artacağını, elektrikli araçlarda kullanılan maden miktarının ise geleneksel araçlara kıyasla altı kat daha fazla olduğunu vurguladı.
“Sorumlu Madencilik İnisiyatifi’ni bir algı araştırması sonucunda başlattık”
TMD tarafından başlatılan Sorumlu Madencilik İnisiyatifine de değinen Yılmaz, bu sürecin 2021 yılında yapılan bir kamuoyu algı araştırmasının sonuçları doğrultusunda şekillendirildiğini aktardı. İnisiyatif kapsamında, Kanada başta olmak üzere gelişmiş madencilik ülkelerindeki uygulamaların incelendiğini belirten Yılmaz, Türkiye’nin sosyal, çevresel ve mevzuat gerçeklerine uygun, yerli ve milli bir model geliştirilmesini hedeflediklerini söyledi.
Halihazırda 12 gönüllü şirketin pilot uygulamada yer aldığını belirten Yılmaz, beş yıllık yol haritasının eğitimden sahada uygulamaya, şeffaf raporlamadan sürekli iyileştirmeye kadar çok boyutlu bir süreci kapsadığını ifade etti.
“Madencilik ekonomilerin ve sanayileşmenin temel yapı taşı”
Zirvede konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise, Dünya Madenciler Günü’nün, MTA ve Etimaden’in 90. kuruluş yılıyla birlikte kutlanmasının ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.
Madenciliğin ekonomilerin ve sanayileşmenin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan Bayraktar, Türkiye’nin maden çeşitliliğinde dünyada 7. sırada yer aldığını, sektörün 363 milyar liralık ekonomik büyüklüğe, yaklaşık yüzde 1 GSYH payına ve 150 bine yakın doğrudan istihdama ulaştığını belirtti.
“Rehabilitasyon çalışmaları kapsamında bugüne kadar 23,7 milyon ağaç dikildi”
Bakan Bayraktar, iş sağlığı ve güvenliğinin madencilikte vazgeçilmez bir öncelik olduğunu vurgulayarak, denetimlerin artırıldığını, dijital ve teknolojik yöntemlerle daha etkin hale getirildiğini söyledi.
Rehabilitasyon konusunda da önemli adımlar atıldığını ifade eden Bayraktar, bugüne kadar 13 bin hektarlık alanda 23,7 milyon ağaç dikildiğini, yeni düzenlemelerle rehabilitasyonun artık madencilik faaliyetiyle eş zamanlı yürütüleceğini belirtti.
“İzin süreçlerini sadeleştirdik”
Madencilik ve enerji alanında hayata geçirilen yeni yasal düzenlemelere de değinen Bayraktar, izin süreçlerini sadeleştiren ve yatırımcıya öngörülebilirlik sağlayan reformların yürürlüğe girdiğini belirtti.
Arama teminatı sistemiyle bilimsel ve nitelikli arama döneminin başlatıldığını ifade eden Bayraktar, Türkiye’nin artık madenini stratejik değerine göre yöneten bir ülke olacağını söyledi.























